30 Mayıs 2007 Çarşamba

Benim de Söyleyeceklerim Var







Annem bana bloğ açacağım diye benim dünyaya geliş maceramı unuttu.Üstelik beni tanıtmadı.



Adım Umut Can Çakır, Anne babamın tek çocuğuyum.Belkide hep tek çocuk kalacağım.Hani diyorlar ya sen tüpte mi büyüdün diye, evet ben tüp bebeğim üstelik en şanslıları çünkü 3 ay boyunca annemin karnında 4 kardeştik, Sonra annem babam doktorlarla konuştular ve hepimizin yaşama şansımızın az olduğunu ögrendiklerinde üzelerek ve istemeyerek 2 kardeşime ilaç verdiler onlarda bizim yaşamamız için ilacı alıp gittiler. Doktor amca annemlere cinsiyetimizi hiç söylemedi.Ama annem hissetmişti bir kızı ve bir oğlu alacağı için çok mutluydu.Bizi çok seviyordu,hergün bizimle konuşuyordu.Birgün kız kardeşim yaramazlık yaptı ve içinde yüzdüğümüz suyu dışarı attı.Ben ona hep yardımcı olmaya çalıştım,doğduğumuzda annemizin kollarına birlikte koşalım, oyunlar oynayalım diye.Birgün biri bize 'hadi artık dışarı' dedi bizde erken olduğunu söyledik ama ısrarlara 1 gün dayanabildik.Annemde bu bir gün içerisinde çok acı çekti ama bizim yaşayabilmemez için uçakla hemen Diyarbakır'dan Ankara'ya geldi, Kız kardeşim(Ablam) 08.11.2006 saat 17:00 da 850 gr. bende 17:01 de 800 gr.dünyaya geldim.Kız kardeşim ağladığında annemde ağladı ben ağlamayınca ne oluyor diye daha çok ağladı.Bize hemen doktorlarımız bir sürü ilaç verdiler, bisürü hortum taktılar.Annem ayağa kalkamıyordu.Bizim iyi olmamız için dua ediyordu biz onu hissediyorduk.Annem Kız kardeşime Aşkın Nisa ismini vermek istiyordu benim ismimi babam verecekti ve henüz bir isim bulamamışlardı.Bize hastanede Çakır1, Çakır2 diyorlardı.Aşkın Nisa bana veda edip gitti.Ben anneme nasıl söyleyeceğimi düşünürken babam ona söylemiş.Benim adımı Umutları ve canları olayım diye Umut Can koydular.Annem Beni ziyarete geldiğinde beni görünce çok ağladı,hemşire ablalar anneme ağlamamasını söyledi ben annemi ağlarken çok üzülüyorum.Annem bana bakarken hep gülüyor,bana paşa oğlum,boncuk gözlü oğlum diyor.Bende annemi çok seviyorum.Babamıda seviyorum. Anne babam benim resmimi ancak 38 günlük olduğumda çektiler. Kamerayada çekiyorlar.Annem diyoki bunları büyüyünce bana gösterecekmiş. Hastanedeyken aldığım her gram onları çok mutlu ediyordu. Gözlerimden ameliyat olduğumdada çok ağlamıştı.Ben annemi duyuyor ama konuşamıyordum ki.Konuşabilsem anneme üzülmemesini söylerdim. Hastahanede kaldığım sırada 'hani büyükler diyor ya, çok bağdireler atlattım'. 19 02 2007 tarihinde doğmam gerekiyordu. Doktor amca Umut Can artık büyüdü evinize gidebilirsin dediğinde annem babam hem korktular hem sevindiler.Çok küçük doğduğum için ciğerlerim gelişmemiş o yüzden oksijen makinasıyla ayın 21'inde taburcu olduk.Önce doğru Bursa'ya anneanneme gittik . Evimiz Diyarbakır'da ya annem ve babam korktu beni eve götürmeye anneannem tecrübeliymiş öyle söylediler.Hastahaneden çıkarken 2300grdım boyum da 43 cm.Anneannem ve büyükbabam beni görünce çok sevindiler ama öpmediler çok küçüğüm ya hasta olmamı istemediler.Beni görmeye herkes geldi ama annem onları odama almadı resimlerimi gösterdiler. 2 ay anneannemde kaldık sonra Ankara'ya kontrole gittik doktorum beni görünce ne kadar büyümüş bu dedi. Birsürü doktor bana baktı herşeyim iyiymiş aşılarımıda yaptılar.Haziranın 23ünde tekrar gideceğiz bakalım o zaman beni nasıl bulacaklar..

27 Mayıs 2007 Pazar

Boncuk gözlüme aşık olanlar

Küçük Teyzem Şerife
Anneannem Yüksel
Bitanecik dayım Zafer


Büyük Teyzem Ayfer

Resimler






boncuğumun her anını görüntülemek resmini çekmek istiyorum.Büyüdüğü zaman oğluma 800 gramdan nasıl büyüdüğünü göstermek istiyorum. Minik kuşum çok sabırsız, şakasını yapıp büyüdüğünde ne kadar sabırsızsın 7 aylık mısın? diye sorduklarında hayır 6 aylığım der diye gülüyoruz.

18 Mayıs 2007 Cuma

İki uykucu



Turuncu


Turuncu prematüre tulumumuz artık olmuyor.Yaşasın büyüyoruz..

Anneanne'deyiz

Umut Can'ım artık Bursa'da anneannesinde. İlk zamanlar uykucu uyumayı çok seviyordu.
Biraz Kilo aldık

Hastaneden Çıktık

21.02.2007 105 gün sonunda Oksijen cihazı ve oksijen tüpü ile hastahaneden taburcu olduk.
Arabaya binince uyumayı çok seviyoruz.Arabanın durması hiç hoşuna gitmiyor.
Boncuk gözlümü ilkkez besledim
Gaz çıkarmak için omzuma almaya çalışıyorum.İncinir diye çok korkuyordum.
Yakışıklı oğlum kamera görünce hemen poz veriyor.

Özel Anne

Hastahanede olduğumuz zamanlarda bize tesadüfen tanıştığımız Anıl hanım ve Prematüre grubu bize yalnız olmadığımızı göstererek tecrübelerini bizimle paylaştılar. Boncuk gözlümü Hastahanede makinaların sesi arasında hortumların kabloların arasında her görüşümde ben birşeyleri yanlış yaptım o yüzden oğlum bunları yaşıyor diye kendimi zaman zaman suçladım. www.elimitut.blogspot.com sayfasında okuduğum yazı ile kendime geldim.
Çoğu kadın kazara anne olur, kimileri tercih eder, pek azı sosyal baskılara boyun eğer, nadiren bazı çiftlerde de alışkanlık olur çocuk sahibi olmak. Bu yıl binlerce annenin bebeği prematüre doğdu. Peki kimlerin prematüre annesi olarak seçildiğini merak ettiniz mi hiç?
Tanrı dünyanın üzerinde dolaşarak büyük bir özenle, en küçük ayrıntıyı bile düşünerek insan neslinin devam etmesi için araç olarak kullandığı insanları seçer.
İnsanları incelerken de meleklerine büyük deftere not almaları talimatını verir.
"Armstrong, Beth, oğlan. Koruyucusu Aziz Matthew olsun.
"Forest, Majorie, kız. Koruyucusu Aziz Ceceila olsun.
"Rutledge, Carrie, ikiz. Koruyucusu.... ona Gerard'ı verin. Gerard küfüre alışıktır."
Sonunda, Meleğine bir isim söyler ve gülümser: " Bu annenin prematüre bebeği olsun"
Melek meraklanır.
"Peki Tanrım neden özellikle bu anne? O çok mutlu bir insan"
"İşte tam da bu yüzden" der Tanrı.
"Kahkaha atmayı bilmeyen bir anneye prematüre bir bebek verebilir miydim? Çok zalimce olurdu bu."
“Ama bu annenin sabrı var mı" diye sorar Melek.
"Çok sabırlı olmasını istemiyorum, yoksa umutsuzluk içerisinde sürekli kendine acır. Şok ve kızgınlığı geçince, bu işin üstesinden gelebilecektir."
“Bugün onu izledim. Bir annede çok nadiren bulunan ancak bir o kadar da gerekli olan benlik ve bağımsızlık duygusu var onda.
Biliyorsunuz, ona vereceğim çocuğun kendine ait bir dünyası olacak. Bu anne de bebeğinin kendisinin dünyasında yaşatmaya çalışacak ki bu da hiç kolay bir iş değil."
“Ama yüce Tanrım, ben bu kadının size inandığından bile şüpheliyim."
Tanrı gülümser, "Hiç sorun değil, ben onu hallederim. Bu kadın mükemmel bir aday. Yeterince de bencil."
Melek şaşırır "Bencillik mi? Bu bir erdem mi?"
Tanrı başını sallar. "Eğer arada sıra kendisini çocuğundan ayıramazsa, asla ayakta duramaz. Evet, işte ben bu kadını beklenmedik bir şekilde gelecek bir çocukla kutsayacağım.
O henüz bunun farkında değil ama herkes ona gıpta edecek ."
"Çocuğunun söylediği hiçbir kelimeyi doğal karşılamayacak. Hiçbir aşamayı sıradan bir gelişme olarak görmeyecek.
Çocuğu ilk kez "Anne" dediğinde bir mucizeye tanıklık edecek.
Gözleri görmeyen çocuğuna bir ağacı ya da gün batımını tarif ederken eserlerimi gerçekten görebilen nadir insanlar gibi görecek ağacı ya da gün batımını. "Benim gördüklerimi açık ve net şekilde görmesine izin vereceğim- cehalet, zulüm ve önyargıyı- ve bunları aşmasına izin vereceğim.
Asla yalnız olmayacak. Hayatının her gününde, her saniye onun yanında olacağım çünkü sanki yanımdaymış gibi benim işimi orada o yapacak."
"Peki ya bu anneyi hangi aziz koruyacak?" diye sorar Melek not almaya ara verip.
Tanrı gülümser: "Aynada görecektir."
Kaynak: Erma Bombeck'ten adaptasyon

Yeni Doğan

Yoğun bakımdan yenidoğana çıktık.Yoğun bakımı alıştığımız için aşağı indiğimizde biraz üzülmüştük .Düşündüğümüzde yoğun bakımdan çıkmak eve gideceğimiz gün yaklaşıyor anlamına geliyordu.
Babamızla sohbet etmeye bayılıyor.Hemşire ablalarımızda alıştırdı.uyanık olduğu her zaman konuşulmasını istiyor

Emzik

Oğlumun ilk kez emzik vermiştik. Geceleri çok ağlıyormuş.Hem sussun hem emmeyi ögrensin diye. bütün yüzünü kaplamıştı emzik ve hemşire ablalarıyla çok gülmüştük haline

16 Mayıs 2007 Çarşamba

İlk turuncularımız

25.01.2007 ... ilk biberon denememiz
Sevgi Hemşire

Oğlumuz hayatımızın Umutu olsun canımıza can katsın diye Umut Can ismini verdik.Boncuk gözlüm erken doğduğu için ROP 3. evresinde ameliyat oldu.1000gr bile olmayan oğlum bunuda atlattı.Ameliyattan 3 gün sonra ilk bayramımızı hastanede yoğun bakımda boncuğumla geçirdik.

doğum hikayemiz


Miniğim 08.11.2006 saat 17.01 de 25 haftalık olarak dünyaya geldi.Kızımız sesini duyurup gitti.Oğlumuzun yaşayabilmesi için doktorlarımız elinden geleni yaptılar ve benim canım oğlum hayata tutunarak bana ve babasına dünyaları verdi.Miniğim 30 cm ve 800 gr olarak doğdu.Kilo alması için günlerce bekledik. Aldığı her gramda mutlu olduk.

Hikayemiz


Oglumun gözleri mavi değil.Ben onu boncuk gözlüm diye seviyorum.O bana 7 yıl sonra geldi ve kardeşinden hatıra. Annesini biraz üzdü ama annesini biran önce görmek için 9 ayı bekleyemedi 6 ayda dünyaya geliverdi.Sabırsız kuşum.