Zaman o kadar hızlı akıyor ki bazen arkasından yetişemiyoruz.iki yıl önce Umut Can doğduğunda yaşamaz, bu çocuk büyümez diyen çok oldu. Biz hiç ümidimizi kesmedik. Paşa oğlum annesini bırakmayacaktı. Bende ondan ümidimi kesmeyecektim, çünkü ablası onu bana, beni ona emanet edip gitmişti. Günlerce küvözün başında gözlerini açsın bana bir kere baksın diye azmı hareketsiz bekledim.İlk kez sesini duyduğumuzda ne kadar çok sevindiğimizi anlatmaya kelimeler yetmez. Hemşiremiz ilk kez mi ağladığını duydunuz demişti. Birde gece gelin hiç susmuyor diye ilk şikayetimizi almıştık.Ne güzel bizim oğlumuzda şikayet ediliyordu. Buda demek oluyor ki paşamız boncuk gözlümüz büyüyordu. Aradan iki yıl geçti ve minik kuzum, 30 cm lik bebek büyüdü ve abi oldu. Tabiki büyüyecek diyeceksiniz ama ben hala inanamıyorum, yaptıklarına durup hayran hayran bakmaktan kendimi alamıyorum.Şimdi Umut Can şikayet ediyor. Hala konuşamıyor ama eliyle işaret edip gıy gıy diye şikayetini sıralıyor.
Dün akşam yaptığı harekete tamamen koptum. Mutfakta sandalyeye çıkıp oturdu,bende yanına oturup hadi babayıda çağır oda otursun dediğimde, baba gel bir kere dedi, tekrar dedirmek istediğimde baba bi baba bi diyen çocuga gel dedirtemedim. Esas koptuğum an bi zazaca gel demekmiş. Paşa 7 ay da olsa Diyarbakır'ın ilçesi Eğil'de kaldı. Oranın halkı zaza ve herhalde konuşmalar kulağında kalmış.Korkulur bu prematürelerden hiç bir şeyi unutmuyorlar.

0 yorum:
Yorum Gönder