Gece gündüz makaka seyrediyoruz. Başka kanal açıyoruz tyt tyt( bu trt çocuk oluyor)yada kuycak(yumurcak) açılacakmış. Makaka hastasıyız televizyonda seyrettiğimiz yetmiyor telefonumuza kaydettik istediğinde seyrettiriyoruz. Birde makaka biga (bilgisayarda açacakmışız)
Ambulans sevdamızda bitmedi tüm hızla katlanarak devam ediyor.
Bir yerlerimizi çarptığımızda veya ufak bir sıyrıkta,yada hasta oldum dediğmizde paşanın cevabı;
Alo Ammunayş noni noni gokkor teşe uf. (açıklaması alo ambulans gelsin doktor teyzeye gideceğiz) Hastanalerin önünden geçerken hatta polikliniklerin yakınından geçsek Ambulans diye kendini parçalıyacak. İçimiz dışımız ambulans oldu. Evimizin cadde üzerinde olmasıda Buna tuz biber ekiyor. Her ambulans sesinde pencereye çıkacağız kaçarı yok ambulans geçene kadar bakıyoruz sonra uf uf diye başını gösteriyor, Ambulansın içindeki hastanın başı ağrıyormuş.
Arada park halinde bulduğumuz ambulansların yanına gidip içine girmeye de başladık. Bakalım sonu nereye varacak
26 Nisan 2009 Pazar
Başlıksız 2

Bu yılın ilk pikniği Otobüse bindik ilkkez


Konuştuğumu dinlemek istemiyormuş.Arda'yla oynadığı ender anlardan


Akıllı keloğlanım benim diyorum bir sevinç görülmeye değer. Havalar ısınmaya başladı saçlarını kestirelimde yaza kadar uzamış olur dedik. Aynada kendine bakıp bakıp ağladı boncuk gözlüm.
Keloğlan kitabımız var sen benim akıllı keloğlanımsın dediğimde suzdu kuzum.
Kuzum suzdu ben yamuk kel kafasına uyurken baktıkça ağladım. Paşam ne eziyetler ne acılar çekti doğduğunda. Anlamayan o kadar çok insan var ki, dışarı çıktığımızda başında şapkası yoksa insanların tuhaf bakışları hemen üzerimizdeydi. Can kuşum farkında galiba şapka takmayı sevmeyen çocuk dışarı şapkasız çıkmaz oldu.
Kafasındaki bu yamukluk için geçen yıl emar çekilmişti beyin gelişimi normaldı. Tek problemimiz şekil bozukluğu, bir dahada bu kadar kısa kestirmeyiz artık.
Piknik alanında gördüğümüz ata hiç korkmadan bindik. Umut Can sevdiği şeylere yanağıyla dokunmaya bayılır.
Başlıksız
Geldik sonunda
Çok uzun zaman oldu yazmayalı,o kadar çok ara verdik ki ben bile kendimden utanıyorum, Paşamın gelişmelerini yazmayı niye aksatıyorum diye.
Bu kadar ara vermemiz benim tembilliğim, iki çocukla bilgisayar başına oturamamak ve en önemlisi Umut Paşa fotoğraf makinasını yere vura vura bozması sayılabilir. Hala da tamir ettirmiş değiliz.Bu tembellikli biraz daha sürer tamir ettirmek. 


Kuşum dondurma yalamayı ögrendi, bir tanede kesmiyor.
Aslında nereden başlayacağımı bile bilmiyorum.
Boncuk gözlüm büyüyor yeni yeni kelimeler hareketler öğreniyor.
En kötüsü eline hiç silah kılıç gibi oyuncaklar vermememize rağmen dışarıda çocuklardan veya televizyonda gördüğü sahnelerden eline bazen çakmağı alıyo, bazen çubuklar silah oluyor. Gördüğüm an hemen onu başka bir oyuna çeviriyoruz silahı unutsun diye. Geçen gün benim silahı almak için ortalığı birbirine kattı hemen yerini değiştirdik bak gitmiş diye unutturduk.Allahtan çabukcak ilgisi başka yöne kayıyorda oradan kurtarıyoruz.
Elimizdeki resimleri tarih sırasına göre ekleyelim böylece aklıma gelir yeni öğrendiklerimiz
Önce teyzemizin telefonundaki ika görüntüleri



Kuşum dondurma yalamayı ögrendi, bir tanede kesmiyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








En ufak güneşi değerlendirmek lazım........
